|
 |
Türkiye'yi Geziyoz |
Alanya
Alanya Kalesi
Alanya Kalesi zamanımıza kadar korunan tek Selçuklu kalesidir. 1225
yılında Roma Kale kalıntılarının yerine Selçuklu Sultanı Alaaddin
Keykubat tarafından yeni bir kale yaptırılmıştır. 83 kule ve 140
burca sahip , üç sıra surlarla çevrili olan kale bütün olarak iç ve
dış kale bölümlerinden oluşur. Aya Yorgi Kilisesi, Kanuni Sultan
Süleyman Camii, Akşabe Sultan Türbesi Selçuklu Hamamı, Arasta,
Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi, Sultan Alaaddin Sarayı, irili ufaklı
sarnıçlar, deniz feneri ve zindandan oluşan kale bir tarih
hazinesidir.
Kızıl Kule
Adını alt ve üst kısımlardaki kesme taşlardan alan Kızıl Kule 1226
yılında yapılmıştır. Bugün bile sapasağlam ayakta duran kulenin doğu
cephesi ile batı cephesi arasındaki oturduğu yerin konumu nedeniyle,
2m.lik bir yükseklik farkı vardır. Sekizgen şeklindeki kule beş
katlıdır. Zemin katın ortasından yukarı doğru, beşinci kata kadar
yükselen bir bölüm bulunmaktadır. Su sarnıcı görevini üstlenen bu
bölüm kulenin omurgası durumundadır. Zemin kat etnografik müze
olarak hizmet vermektedir.
Leartis-Learti (Mahmutlar Harabeleri)
Büyük ören yada büyük kilise diye de adlandırılan bu yer ilçenin
kıyı boylarındaki irili ufaklı tepelerin yamaçlarında kurulmuştur.
İlçe merkezine 22 km. uzaklıktaki kentte kiliseler, hamamlar,
sarnıçlar, iskan merkezleri, küçük bir stadyum tiyatro, sütunlu
caddeler ve tapınakar mevcuttur.
Syedra Harabeleri
Syedra Kenti M.Ö. 3. yy. da, bugünkü Kargacı ve Seki köylerinin
sınır oluşturduğu bir tepede kurulmuştur. Tepe üstündeki bölümün
kentin merkezi olduğu bilinen Syedra ve yöresinde bulunan
kitabelerden kentin Roma kalıntısı olduğu anlaşılmaktadır. Kentin
anıtsal giriş kapısının lentosu hala sağlamdır. Sütunlu caddenin iki
yanında, çeşitli amaçlarla yapılmış tarihi eserler ve mozaikler
görülür. Şehrin içinde muhtemelen su deposu olarak kullanılmış üç
havuz vardır.
Lotape (Aytap) Liman Kenti
Aytap Alanya'nın 30 km. doğusundadır. Bugünkü Akdeniz kıyı yolu bu
Roma kentinin ortasından geçmektedir. Kral Antichus'un karısı
Iotape'ın anısına kente bu adı verdiği bilinmektedir. Kentin 50-100
m. boyutlarında bir limanı vardır. Yarımada şeklinde oldukça yüksek
bir tepenin üzerine kurulmuş kalesine oldukça zor çıkılmasına karşın
görülen manzara tüm yorgunlukları unutturacak güzelliktedir. Iotape
kentinin antik caddesi, hamamı, kilisesi, nekropol ve akropolü
çevrede bulunan değer antik kentler içinde en iyi ayakta
kalanlarıdır. Tek odalı, üstü kapalı mezar odaları da kentin antik
kalıntıları içindedir.
Selçuklu Tersanesi
1228 yılında yaptırılan tersane 56,5 m. uzunluğunda , 44 m.
derinliğinde ve 5 gözlüdür. Tersane güneyden gelebilecek tehlikelere
karşı, iki katlı, iki odalı bir kule ile güçlendirilmiştir.
Süleymaniye (Kale) Cami
Osmanlı mimarisi özelliklerini taşıyan caminin 16. yy. da bir
Selçuklu tapınağının üzerine inşa edildiği bilinmektedir. Kapı ve
pencerelerdeki ağaç bölümler Osmanlı ağaç işlemeciliğinin en güzel
örneklerindendir.
Emir Bedrüddin Cami
Günümüzde Andızlı Cami olarak bilinen cami adını hemen yanındaki
andız ağacından almıştır. 1227 yılında Emir Bedrüddin tarafından
yaptırılan caminin yanında kesme taşlardan yapılma çok yüksek
olmayan minaresi yer alır. Minberi oymacılık sanatının en güzel
örneklerindendir.
Akşebe Sultan Mescidi
Akşaba Sultan Alanya kalesinin ilk kumandanlarındandır. Mescit
kendisi tarafından 1230 yılında yaptırılmıştır. Batısında kendine
özgü mimarisi olan bir minare vardır.
Alara Han
Alanya-Manavgat sınırını oluşturan Alara Çayı'nın denizden 9 km.
kuzey yönünde inşa edilmiştir. Alanya' ya 35 km. uzakta olan Alara
Kervansarayı 1232 yılında Sultan Alaaddin Keykubat tarafından 2000
m² lik bir alanda tamamen kesme taşlardan yapılmıştır. Nöbetçi
Kulübesi, bugün bile tüm özelliğini koruyan çeşmesi, mescidi ve
hamamı ile görülmeye değer bir eserdir.
Şarapsa Kervansarayı
Alanya - Antalya asfaltının 15. km. sinde yolun üst kısmındaki
yaklaşık 850 m² lik bir alan üzerinde, Sultan Alaaddin Keykubat'ın
oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1236 - 1246 yılları
arasında yaptırılmıştır.
Mağaralar
Damlataş Mağarası
Alanya şehir içinde ve deniz kıyısında bulunmaktadır. Merkeze 3 km.
dir.
Toplam Uzunluğu 30 m. olan mağara kuru, yatay mağara tipindedir. 200
m'.lik bir alanı kaplamaktadır. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz
bir görüntü verdiği mağara 15 m. yüksekliktedir. Karbondioksit gazı,
yüksek ölçüde nem, düşük ısı ve radyoaktif havasıyla astım hastaları
için son derece yararlıdır. Bu nedenle astım hastaları mağaranın en
yoğun ziyaretçi gruplarını oluştururlar. Mağaradaki sarkıt ve
dikitlerin İ.Ö. 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği
sanılmaktadır.
Büyük Dipsiz Mağarası
Antalya limanının batısında Tünek Tepenin 3 km. güneybatısında
Alakaya Tepenin (661 m.) güney yamacındadır.
40 m. toplam uzunluğundaki mağaranın girişe göre en derin noktası 29
m. dir. Karstik taban suyu yukarı katmanlarda bulunduğu için mağara
kurudur. Açık havaya nazaran daha serindir. Kasım ayı başında
dışarıda ısı 20ºC iken mağarada ısı 17ºC'dir. Mağara Kretase yaşlı
residal kireç taşları ile onun altında yer alan yine aynı yaşta
konglomera kireçtaşı formasyonları arasında meydana gelmiştir. Dar
bir girişten sonra ortalama 25'lik bir eğimle kuzeye doğru devam
eder.
Çimeniçi Mağarası
Çimenini mağarası, Alanya'nın doğusunda Cebireas güney eteğinde,
Şıhlar (eski adı Şeyhler) köyü yakınlarında bulunur. Konya- Gazipaşa
yolunun, Demirtaş bucağından ayrılan 15 km. lik stabilize yolla
Şeyhler Köyüne, oradan da yürüyerek mağaraya ulaşılır. Mağara
yakınında Romalılardan kalma tarihi eserler vardır.
Toplam uzunluğu 10 m. olan mağara bir dik çıkış dışında tamamen
yataydır. Mağaranın içinde geliştiği kireçtaşı kalınlığının çok az
ve sınırlı bir alanda bulunması nedeniyle, hidrolojik olarak tamamen
kurudur. Mağaranın havası açık havaya nazaran serindir. Ortalama
sıcaklığı 17ºC -20ºC civarındadır.
Mağara, birbirleriyle bağlantılı çok sayıda odacık ve iki kattan
meydana gelmiştir. Başlangıçta Doğu kuzeydoğu-Batı güneybatı yönünde
tek bir boşluktan oluşan mağara, zamanla traverten sütunlar
tarafından bölünerek odacıklar meydana gelmiştir. İlk bölümde çok
sayıda odacık vardır ve tamamen yataydır.
Mağara +57 metrelik dik bir çıkışla ikinci bölüme geçer. Girişe göre
+10 m. yukarıda olan bu bölge, iki büyük odadan meydana gelmiştir.
Mağara traverten birikimi açısından son derece zengindir. Odaları
oluşturan traverten sütunlar geniş yer tutar. Ayrıca yan duvarlar
perde travertenler ile süslüdür.
Damlataşlarının olduğu ve güzelliği ile yakınında bulunan tarihi
eserler nedeniyle ilginç bir mağaradır. Tarihi devirlerde
kullanıldığı anlaşılan Mağarada yapılan araştırmalarda henüz yazılı
belge bulunamamıştır. Henüz Turizme açılmamıştır.
Dim Mağarası
Kuzkaya köyü mekiindedir. Alanya'nın doğusunda Cebireis dağının
(1691 m.) batı yamacında bulunur. Dim mağarasının hemen ön kısmında,
250 m. aşağıda piknik yeri olarak kullanılan, tabanı çınar ağaçları,
yamaçları çam ormanları ile kaplı bulunan Dim Vadisi yer alır.
Mağaraya, hem Dim çayı vadisinden hem de güneydeki Yaylalı köyünden
yürünerek varılabilir. Yaylalı köyünden de Cebireis dağı eteğinde
açılmış olan sulama kanalı boyunca yürünerek 50 dakikada mağaraya
varılabilir.
Toplam uzunluğu 357 m. yatay ve kuru mağara tipindedir. Sadece son
kısmında durgun küçük bir göl vardır.
Dim mağarası, Türkiye'nin en güzel mağaralarından biridir. Alanya'ya
yakın olması ve çevrenin piknik yerleri ve ormanlarla kaplı olması
nedeniyle ziyarete uygundur. Tarih öncesi ve tarihi devirlerde
insanlar tarafından barınak olarak kullanılmasından dolayı çevre
halkı tarafından "Gavurini Mağarası" olarak adlandırılmıştır.
Beldibi Mağarası
Antalya-Kemer sahil yolunun yaklaşık 40 kilometresinde Çamdağ
tünelinin hemen çıkışında yer alan bir kaya altı sığınağıdır. Oba
köy mevkiindedir.
Deniz sahilinde 25 m. yükseklikte sığınak biçiminde bir mağaradır.
Doğal tahribatla büyük ölçüde zarar gördüğünden içindeki dolgu
tabakaları yağmur suları ve rüzgarla sürüklenerek akıp gitmiştir.
Tümü Mezolotik kültürleri içeren 6 tabaka tespit edilmiştir. Yapılan
kazılarda Üst Paleolitik ve Mezolotik döneme ait çakmaktaşı aletler
ele geçirilmiştir. Ayrıca kaya altı sığınağının duvarlarında,
şematize insan, dağ keçisi ve geyik resimleri bulunmaktadır. Yerli
ve yabancı turistlere devamlı açık olan bir arkeolojik sit alanıdır.
Derya Mağarası
Antalya'nın batı kıyısında Konyaaltı Caddesi ile deniz kıyısı
arasında bulunan Atatürk Parkının içindedir.
124 m. toplam uzunluğundaki mağaranın girişe göre en derin noktası
35.65 m. dir. Dikey mağara tipindedir. Güney kenarı deniz içinde
olduğu için "deniz mağarası" olarak da adlandırılabilir. Mağara kuru
ve gelişimi durmuş bir mağaradır. Mağaranın denizde olan kesimleri
yarı tuzlu deniz suları ile kaplıdır.
Büyük salonda az miktarda dikit ve duvar traventenleri gelişirken,
güneye doğru sarkıt ve dikitler artmaktadır. Bu bölgede tatlı su
kaynakları çatlaklardan çıkarak deniz suyuna karışmaktadır.
Mağaranın asıl girişinin 40 m. batısında ikinci bir girişi daha
vardır. 0,5 m. genişliğinde ve 1 m. uzunluğunda genişlemiş bir yarık
görünümündedir.
Yaz aylarında açık havaya nazaran serindir.
Hasbahçe Mağarası
İlçenin Küçük Hasbahçe mahallesi iniş dibi mevkiinde, kente 4 km.
uzaklıktadır. Damlataş Mağarasından birkaç misli büyük olan mağarada
derinlemesine bir araştırma yapılmadığı için fazla bir bilgi yoktur.
Kadı İni Mağarası
İlçe merkezinin 15 km. kadar kuzeydoğu istikametinde,
Çatak mevki denilen yerde bulunmaktadır. Çevrede bulunan piknik
yerleri yöreye ayrı bir canlılık vermektedir.
Korsanlar Mağarası
Korsanlar Mağarası eskiden etrafa korku saçan korsanların
soygunlardan elde ettikleri malları depoladıkları ve kaçırdıkları
kızları tuttukları yer olarak ün salmıştır. Mağara tahminen 10 m.
genişliğinde 5-6 m yüksekliğinde olan ağız kısmı teknelerin
rahatlıkla içeri girmesine olanak sağlar. İçeride cami kubbesi gibi
insanın üzerini örten rengarenk taşları ve kuzeye uzanan karanlığı
görmek mümkündür.
Aşıklar Mağarası
Aşıklar Mağarasının kapısı deniz yüzeyinden iki metre yükseklikte ve
insanın girebileceği büyüklüktedir. Bu kapı sarkıt, dikit ve
sütunlarla süslenmiştir.
Fosforlu Mağara
Korsanlar Mağarasına benzer bir görünüme sahip olan Fosforlu
Mağaranın kapısı teknenin içeri girmesine olanak sağlayacak
büyüklüktedir. Deniz dibinde oluşan renkler görülmeye değer.
Plajlar
Çoğu tatil yörelerinden farklı olarak, Alanya'nın merkezinde de
plajlar bulunmaktadır. Alanya'nın 15 km. doğusunda yer alan Dim Çağı
Vadisi gölgelerin serinliğinde dinlenmek içim ideal bir yerdir.
Alanya'nın yaklaşık 25 km. batısında yer alan Avsallar kumsalları
ile güzel bir tatil merkezidir. Alanya'dan doğuya, Gazipaşa'ya doğru
gidilecek olursanız karşınıza mükemmel kumsallar çıkacaktır. Tarihi
bir liman olan Alanya'nın 30 km. doğusundaki Aytap, Roma kalıntıları
korunmuş plaj ve koyları önemli bir gezi noktasıdır.
Rafting
Bölgede rafting sporuna en elverişli nehir, ilçenin 6 km. doğusunda
denize dökülen Dimçay nehridir. Bu nehir üzerinde bulunan,
Alanya'nın 20 km. kuzeydoğusundaki "Alraft Tesisleri"nde bu sporu
yapmak mümkündür. Dağ Sporları: İlçede son zamanlarda trekking ve
amatör dağcılığa elverişli olan, başta Akdağ (2451 m.) ve Cebelireis
Dağı (1649 m.) olmak üzere gelişme göstermeye başlamıştır. Akdağ, bu
amaca uygun olarak Turizm Bakanlığınca Kış Sporları Turizm Merkezi
ilan edilmiştir.
Alanya Triatlonu
Her yıl Ekim ayı içinde düzenlenen, uluslar arası düzeydeki bu
sportif etkinlikler 1991 yılında başlamıştır. Eurosport TV
tarafından dünyaya yayınlanmakta olan bu etkinlik yüzme, bisiklet,
koşu şeklinde ara verilmeden yapılır.
Avcılık
Bölge iklimi, coğrafyası ve bitki örtüsü nedeniyle önemli ölçüde av
hayvanları potansiyeline sahiptir. Sayısı oldukça azalan geyiğin
korunması amacı ile avlanması yasaklanmış olup yaban keçilerinin avı
ise kontrollü bir şekilde yapılmaktadır.Alanya sınırları içinde
hemen her türlü balığı tutmak mümkündür.
Kamping
Alanya ve çevresinde pek çok Kamping ve Oto karavan ile kamp yapma
olanağı bulunmaktadır. |